BİHTER İYİDİR
KLİNİK PSİKOLOG,MSc
&
Psikoterapist
Fobiler_S
03/10/2015
444
FOBİLER

FOBİLER

Anksiyete, Türkçe ifadesiyle kaygı, kolay giderilemeyen bunaltı, sıkıntı, endişe duygusudur. Bu duygu hafif bir tedirginlik duygusundan panik derecesine varan yoğunluğa kadar yaşanabilir. Kişiler anksiyeteyi, sanki kötü bir haber alacakmış, kötü bir olay olacakmış gibi nedensiz bir sıkıntı ve endişe duygusu olarak algılar ve tanımlarlar. Anksiyete her insan tarafından yaşanan bir duygudur. Asıl amacı, yaşamın sürdürülmesi ve uyum davranışının gelişimini sağlamaktır. Ancak bir yere kadar sağlıklı olan bu duygunun yaşanması, bir noktadan sonra kişinin yaşamını ve diğer insanlarla olan ilişkilerini olumsuz olarak etkilemeye başlar.

Anksiyete durumunda çarpıntı, yüz kızarması, titreme, terleme, nefes darlığı, ağız kuruluğu, mide bulantısı, yutkunma güçlüğü, bulanık görme gibipek çok bedensel belirti ortaya çıkabilir. Bu belirtiler her kaygı durumunda ortaya çıkmadığı gibi, kişinin yaşadığı kaygının yoğunluğuna bağlı olarak da değişiklikler gösterebilmektedir.

Anksiyete bozuklukları; kaygının aşırı hale gelmesi ya da kaygıyla başa çıkabilme ve yönetebilme becerilerinin işlevselliğini yitirmesi sonucu ortaya çıkan psikolojik sorunlar olarak tanımlanır.

Kaygı ile ilgili güçlüklerin terapisinde pek çok farklı psikoterapotik yaklaşım etkin bir şekilde kullanılabilir. Uygun yaklaşım vakanın özelliklerine göre psikoterapist tarafından belirlenir.Yaygın olarak etkinliği açıkça gösterilmiş olan yaklaşımlardan biri bilişsel davranışçı terapi ekolüdür.

Bilişsel modele göre kişilerin anksiyete yaşamasının nedeni; olayların ve durumların kendisi değil, kişinin bu olaylarla ilgili beklentileri, getirdikleri yorumlar ve yükledikleri anlamlardır. Anksiyeteye yol açan düşünce; algılanan fiziksel ya da psikolojik tehlike ile ilgilidir. Hatalı düşünce biçimleri anksiyeteyi ortaya çıkarmaktadır. Kaygıyla ilgili olarak ortaya çıkan en yaygın yanlış düşünceler, kabul görme, rekabet, sorumluluk ve kontrol konularındadır.

Psikoterapi sürecinde hatalı düşünce biçimleri üzerinde durularak işlevsel olmayan sayıltılar sorgulanarak rasyonel düşüncenin gelişimi hedeflenirken diğer yandan davranışçı tekniklerle anksiyete yaratan uyaranla karşılaşma ve bu esnada ortaya çıkan anksiyeteyle baş etme becerilerinin kazandırılması hedeflenir.

About the author